Hicrî İlk Beş Asırda Tasavvufun Geçirdiği Süreçler

Merve Sağan

Öz


Hz. Peygamber’in vefatından yaklaşık yüzyıl sonra “katı bir zühd hayatı” şeklinde belirginleşmeye başlayan tasavvuf, hicrî III. asra kadar “ilim” olarak tebarüz etmemişti. Hicrî III. asırdan itibaren sûfîlerin dinî konularla ilgili dile getirdikleri çeşitli görüşleri, başta fakîhler ve muhaddisler olmak üzere pek çok grubun tepkisine sebep olmuştur. Bunun neticesinde daha önceden tasavvufun ilmî değerini veya din ilimleri içerisindeki yerini tespit etmeye yönelmemiş sûfîler, tasavvufu, fıkıh-kelâm ve hadis geleneğine karşı bir “ilim” olarak savunmak durumunda kalmışlardır. Bunun sonucu olarak da sûfîler hicrî IV. asrın sonlarından itibaren Kur’ân ve hadis temelli bir çizgide eser telif etmeye ve düşüncelerini bu eserler vasıtası ile dile getirip savunmaya başlamışlardır. Bu bildiride bu süreç, yazarın hazırlamış olduğu yüksek lisans tezindeki değerlendirmeler üzerinden ortaya konulmaya çalışılacaktır.

Anahtar Kelimeler


Zühd, İlk Dönem Tasavvuf, Teşekkül Dönemi, Din İlimleri, Sûfi

Tam Metin:

PDF


DOI: https://dx.doi.org/10.36657/ihcd.2020.72

Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution 4.0 International License.

 

Indexing and Abstracting Services

                                            
 

Other Sources and Services

                   
 

Lisans

Creative Commons Lisansı

 

İletişim:

Sönmez Çelik
İbn Haldun Üniversitesi
Ulubatlı Hasan Caddesi, No:2
34494 - Başakşehir, İstanbul
Telefon: +90 212 551 6464
E-posta: journal@ihu.edu.tr