İbn Haldun Çalışmaları Dergisi
https://journal.ihu.edu.tr/index.php/ihu1
<p style="line-height: 140%;" align="justify"><em>İbn Haldun Çalışmaları Dergisi </em>(e-ISSN 2651-379X), <a href="http://www.ihu.edu.tr/" target="_blank" rel="noopener">İbn Haldun Üniversitesi</a>'nin yayın organıdır. <strong>Dergi; dil, edebiyat, tarih, sosyoloji, hukuk ile insan ve toplum bilimleri alanlarında özgün bilimsel Türkçe ve İngilizce makaleler yayınlar.</strong> <em>İbn Haldun Çalışmaları Dergisi</em>, 2016 yılında yayın hayatına girmiş uluslararası hakemli bir dergidir ve yılda iki kez Ocak ve Temmuz aylarında yayınlanır. Yazılarda belirtilen düşünce ve görüşlerden yazar(lar)ı sorumludur. </p>İbn Haldun Çalışmaları Dergisitr-TRİbn Haldun Çalışmaları Dergisi2651-379X<p>Makalelerin yayıma kabul edilmesi durumunda ticari amaç da dahil olmak üzere ve aynı lisansı kullanmak şartıyla, çalışmanın başka çalışmalarla birleştirilmesi, çalışmanın üzerine yeni bir çalışma yapılması ya da farklı düzenlemeler yapılmasına izin verilir.</p> <p>İbn Haldun Çalışmaları Dergisi'nde yayınlanan çalışmaların telif hakları yazarına aittir. Yazarlar çalışmalarını çoğaltmak ve yaymakta özgürdür.</p>Arabuluculukta Bilinçli Farkındalık: Arabulucunun Öz Farkındalığının Çatışma Çözümündeki Rolü
https://journal.ihu.edu.tr/index.php/ihu1/article/view/297
<p>Bu çalışma, arabuluculuk literatüründe arabulucunun sahip olması gereken mesleki ve kişisel yetkinlikleri inceleyerek, bu yetkinliklerin geliştirilmesinde bilinçli farkındalık (mindfulness) yaklaşımının sağlayabileceği kavramsal katkıyı tartışmayı amaçlamaktadır. Bu çalışmada öncelikle yetkinlik kavramının tarihsel gelişimi ile arabulucu yetkinliğine ilişkin kuramsal literatür incelenmiş; ardından arabulucunun öz farkındalık, dikkat, öz denetim ve duygu düzenleme kapasitesinin arabuluculuk sürecindeki rolü değerlendirilmiştir. Literatür incelemesi, arabuluculukta teknik bilgi ve iletişim becerilerinin tek başına yeterli olmadığını; arabulucunun bilişsel, duygusal ve psikolojik kapasitesinin de mesleki etkinlik üzerinde belirleyici olduğunu göstermektedir. Çalışmada, mindfulness yaklaşımının arabulucu yetkinliklerini destekleyebilecek disiplinler arası bir araç olduğu ve mevcut arabuluculuk modelleriyle kavramsal düzeyde önemli kesişim noktalarına sahip bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu yönüyle çalışma, mindfulness'ın arabuluculuk eğitimlerine ve mesleki gelişim süreçlerine entegrasyonuna ilişkin kuramsal bir model önerisi sunmaktadır.</p>Oya Özhan Ayhan
Telif Hakkı (c) 2026 Oya Özhan Ayhan
https://creativecommons.org/licenses/by/4.0
2026-10-262026-10-26112116Adi Ortaklık Tasfiyesine İlişkin Davalarda Dava Şartı Arabuluculuğun Kapsamına Giren Uyuşmazlıklar
https://journal.ihu.edu.tr/index.php/ihu1/article/view/281
<p>6102 sayılı TTK m.5/A uyarınca, ticari davalardan konusu para alacağı olan talepler için dava açmadan önce arabuluculuğa başvuru zorunludur. Adi ortaklıkta bu zorunluluk, ortaklığın ticari işletme işletmesi ve ortakların tacir olması halinde söz konusu olmaktadır. Ticari işletme işleten adi ortaklıkta tasfiye aşamasında tacir ortaklar arasında çıkan uyuşmazlıklar da konusuna göre zorunlu arabuluculuk kapsamında değerlendirilebilmektedir. TBK m.644/4 uyarınca adi ortaklığın tasfiyesinde tasfiyenin yürütülmesine dair usulde ve tasfiye sonucunda ortaklara dağıtılacak paylara ilişkin uyuşmazlık çıktığında ilgililer hâkime başvurabileceğinden, tasfiye sürecine ilişkin işlemlerden doğan para alacağına ilişkin olan ve ortaklıktan alacaklı olan üçüncü kişilerin haklarını etkilemeyen uyuşmazlıklar bakımından zorunlu arabuluculuk değerlendirilmesi yapılabilecektir.</p>Firdevs Arslan
Telif Hakkı (c) 2026 Firdevs Arslan
https://creativecommons.org/licenses/by/4.0
2026-10-262026-10-261121734Birleşmiş Milletler Etkin Arabuluculuk Rehberi’nin Uluslararası Kamu Hukuku Bakımından Değerlendirilmesi
https://journal.ihu.edu.tr/index.php/ihu1/article/view/299
<p>Uyuşmazlıkların barışçıl yollarla çözümü, Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’nın 2/3. maddesiyle devletlere yüklenen temel bir yükümlülüktür ve Şartı’ın 33. maddesi arabuluculuğu bu yükümlülüğün ifasına elverişli araçlar arasında saymıştır. Çatışmaların karmaşıklaşması ve BM’nin barışı inşa faaliyetlerinin genişlemesi, arabuluculuğun kurumsallaşması ihtiyacını doğurmuş, bu ihtiyacın ürünü olarak BM Arabuluculuk Destek Birimi’nce hazırlanan Birleşmiş Milletler Etkin Arabuluculuk Rehberi 2012 yılında yayımlanmıştır. Bu çalışmada Rehber’in, barışçıl çözüm yükümlülüğünü somutlaştıran bir esnek hukuk (soft law) aracı olarak mahiyeti ve ihtiva ettiği ilkelerin uygulanabilirliği irdelenmektedir. Çalışmada önce BM Şartı, Dostane İlişkiler Bildirisi ve Manila Bildirisi çerçevesinde yükümlülüğün muhtevası ortaya konulmakta, ardından esnek hukuk teorisi ışığında Rehber’in hukuki statüsü değerlendirilmekte, nihayet tarafların rızası, tarafsızlık, kapsayıcılık ve ulusal sahiplenme ilkelerinin normatif yansımaları analiz edilmektedir. Sonuçta Rehber’in barışçıl çözüm yükümlülüğünü kurumsal düzlemde içkin hale getiren ve arabuluculuğu profesyonelleştiren bir belge olduğu tespit edilmekte, ilkeler arası hiyerarşik belirsizliklerin giderilmesine yönelik öneriler sunulmaktadır.</p>Sezercan Bektaş
Telif Hakkı (c) 2026 Sezercan Bektaş
https://creativecommons.org/licenses/by/4.0
2026-10-272026-10-271123551Arabuluculuğun Etik ve Davranış Standartları Yönünden Singapur Sözleşmesi
https://journal.ihu.edu.tr/index.php/ihu1/article/view/282
<p>Bu çalışma, Arabuluculuk Sonucunda Yapılan Milletlerarası Sulh Anlaşmaları Hakkında Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’nin (Singapur Sözleşmesi) arabulucu etik standartlarına ilişkin hükümlerini ve bunların sınır ötesi icra edilebilirlik üzerindeki etkilerini incelemektedir. Özellikle Sözleşme’nin 5/(1)(e) maddesi kapsamında arabulucunun uygulanabilir etik standartları ciddi şekilde ihlal etmesi ve bu ihlalin sulh anlaşmasının yapılmasını etkilemesi hâlinde hukuki yola başvurunun reddedilebilmesi değerlendirilmiştir. Çalışmada, arabuluculuk süreçlerinde uygulanacak etik standartların farklı hukuk sistemlerinde değişiklik göstermesinin yol açtığı belirsizlikler ile bu durumun milletlerarası sulh anlaşmalarının icrası üzerindeki etkileri ele alınmaktadır. Ayrıca, Sözleşme’nin 5. maddesine yöneltilen doktrinsel eleştiriler analiz edilmekte ve Türkiye Arabulucular Etik Kuralları’nın Singapur Sözleşmesi bağlamındaki önemi vurgulanmaktadır. Sonuç olarak, etik standartların açık, öngörülebilir ve uluslararası uygulamayla uyumlu şekilde geliştirilmesinin, arabuluculuk yoluyla varılan sulh anlaşmalarının güvenilirliği ve icra edilebilirliği açısından temel bir gereklilik olduğu ortaya konulmaktadır.</p>Özlem Bora
Telif Hakkı (c) 2026 Özlem Bora
https://creativecommons.org/licenses/by/4.0
2026-10-282026-10-281125365İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davalarında Zorunlu Arabuluculuk: Dava Şartının Doğum Anı Sorunu ve Yargıtay Kararlarının Değerlendirilmesi
https://journal.ihu.edu.tr/index.php/ihu1/article/view/283
<p>Bu çalışmamızda, ihtiyaç nedeniyle tahliye davalarında zorunlu arabuluculuk dava şartının doğum anı sorunu incelenmiştir. Özellikle Türk Borçlar Kanunu'nun 350. maddesi kapsamında açılan tahliye davalarında, arabuluculuğa başvuru zamanının dava şartının yerine getirilmesi bakımından taşıdığı önem Yargıtay kararları çerçevesinde değerlendirilmiştir. Bu kapsamda öncelikle zorunlu arabuluculuğun hukuki niteliği ile dava açma süresi arasındaki ilişki ele alınmış, ardından uyuşmazlığın doğumu ile dava açma hakkının doğumu kavramlarının birbirinden farklı olup olmadığı tartışılmıştır. Ardından, dava açma süresi başlamadan önce yapılan arabuluculuk başvurularının dava şartına etkisi, Yargıtay'ın konuya ilişkin yaklaşımı ve bu yaklaşımın usul ekonomisi ile arabuluculuğun amacı bakımından doğurduğu sonuçlar incelenmiştir. Nihayetinde, zorunlu arabuluculukta dava şartının doğum anının dava açma süresine değil, taraflar arasında hukuki uyuşmazlığın fiilen ortaya çıkmasına bağlanmasının daha isabetli olup olmadığı değerlendirilmiştir.</p>Yasemin Mıstaçoğlu
Telif Hakkı (c) 2026 Yasemin Mıstaçoğlu
https://creativecommons.org/licenses/by/4.0
2026-10-302026-10-301126783Asıl İşveren – Alt İşveren İlişkisinin Bulunduğu Hallerde İşe İade Talepli Arabuluculuk Başvurularına İlişkin Anayasa Mahkemesi’nin 2025/121 Sayılı İptal Kararının Düşündürdükleri
https://journal.ihu.edu.tr/index.php/ihu1/article/view/285
<p>İş uyuşmazlıklarında dava şartı olarak arabuluculuğun getirilmesi, asıl işveren – alt işveren ilişkisinin bulunduğu işe iade talepli başvurularda çeşitli pratik ve hukuki sorunlara yol açmıştır. İş Mahkemeleri Kanunu m. 3/15 uyarınca, bu tür uyuşmazlıklarda arabuluculuk aşamasında anlaşmanın gerçekleşebilmesi için her iki işverenin görüşmelere birlikte katılması ve birbirine uygun irade beyanlarında bulunması şart koşulmaktaydı. Ancak bu durum, hem işçiye ağır bir külfet yüklemekte, hem de alternatif ve esnek bir yöntem olan arabuluculuğun doğasına ters düşmekteydi. Anayasa Mahkemesi, 2025/121 sayılı kararıyla ilgili hükmü, işçinin mahkemeye erişim hakkının sınırlandığı ve ölçülülük ilkesini ihlal ettiği gerekçesiyle iptal etmiştir. Bu çalışmada, asıl işveren – alt işveren ilişkisinde işe iade talepli arabuluculuk sürecinde yaşanan taraf teşkili sorunu ve Anayasa Mahkemesi’nin söz konusu iptal kararının etkileri detaylı bir biçimde incelenmektedir.</p>Banu Denizli Öztürk
Telif Hakkı (c) 2026 Banu Denizli Öztürk
https://creativecommons.org/licenses/by/4.0
2026-10-302026-10-3011285100